Toplumda sık sık "moral bozukluğu" veya "geçiçi üzüntü" ile karıştırılan Klinik (Major) Depresyon, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre günümüzün en yaygın ve işlevselliği en çok kısıtlayan ruh sağlığı sorunlarından biridir.
Depresyonun Temel Belirtileri Nelerdir?
Bir duruma "depresyon" diyebilmek için hüznün şiddetli ve sürekli olması (en az iki hafta boyunca hemen her gün günün büyük bölümünde) gerekmektedir. Klinik tabloda en sık görülen belirtiler şunlardır:
- Anhedoni: Daha önce zevk alınan aktivitelere karşı ilginin tamamen kaybolması.
- Bilişsel Yavaşlama (Psikomotor Retardasyon): Düşünce süreçlerinde yavaşlama, karar vermede güçlük ve odaklanma problemleri.
- Fizyolojik Değişimler: İştahın bariz şekilde azalması veya artması (hissizliği yemekle doldurma çabası), aşırı uyuma (hipersomni) veya şiddetli uykusuzluk (insomni).
- Değersizlik ve Suçluluk Düşünceleri: Bireyin geçmişte yaptığı hatalara yoğun şekilde takılması, kendini yetersiz, değersiz ve suçlu hissetmesi. Aaron Beck'in tanımladığı "Bilişsel Üçlü" çalışır: Birey kendisine, çevresine ve geleceğine mutlak derecede karamsar bakar.
Beck'in Bilişsel Üçlüsü ve Depresif Şemalar
Bilişsel yaklaşımlara göre depresyon, genetik faktörlerin yanı sıra bireyin yaşamı algılayış biçimiyle (şemalarla) son derece ilgilidir. Çocukluk çağında oluşan "sevilmeye layık değilim", "başarısızım" gibi örtük inançlar, yetişkinlikte karşılaşılan stresli bir yaşam olayıyla (iş kaybı, ayrılık vb.) tetiklendiğinde depresif tabloyu ortaya çıkarır.
Depresyonla Çalışma ve Psikolojik Destek
Depresyon sürecinde bireylerin kendi başlarına ayağa kalkmalarını, "hadi biraz pozitif düşün" demelerini veya sosyalleşmeye zorlanmalarını beklemek oldukça yıpratıcıdır; çünkü depresyon bireyin biyolojik enerjisini çeken organik ve bilişsel bir durumdur.
Profesyonel psikolojik danışmanlıkta öncelikle "davranışsal aktivasyon" dediğimiz ufak çaplı eylemsellik adımları atılır. Uyku hijyeni, ufak günlük görevler yapılandırılır ve ardından "bilişsel yeniden yapılandırma" aşamasına geçilerek karamsar otomatik düşüncelerin formülasyonu çalışılır.
Şiddetli belirtilerin gözlemlendiği durumlarda mutlaka bir psikiyatri hekimine yönlendirme yapılarak, psikolojik danışmanlık ve psikofarmakolojinin (ilaç desteği) eşgüdümlü ilerlemesi sağlanmalıdır.

