Yakın ilişkiler, insan doğasının en temel bağlanma (attachment) ihtiyacına hizmet eden en önemli alanların başında gelir. Ancak iki farklı benliğin ve iki farklı aile öyküsünün birleşmesi, zaman zaman derin iletişim engellerini de beraberinde getirir.
Gottman'ın 'Mahşerin Dört Atlısı'
İlişkiler üzerine 40 yılı aşkın süredir araştırmalar yapan Dr. John Gottman, boşanmanın en büyük yordayıcılarının belli başlı iletişim hataları olduğunu saptamıştır. Bunları "Mahşerin Dört Atlısı" olarak tanımlar:
- Eleştiri (Criticism): Partnerin belirli bir eylemini değil, doğrudan kişiliğini ve karakterini hedef almak. "Bulaşıkları yıkamamışsın" demek şikayetken, "Sen ne kadar bencil ve sorumsuz birisin, hep aynısını yapıyorsun" demek eleştiridir.
- Savunma (Defensiveness): Eleştiriye karşı hatayı asla kabul etmeyip, karşı bir suçlamayla yanıt vermek ("Ben geç kaldım ama sen de geçen hafta aynısını yapmıştın").
- Aşağılama (Contempt): Dört atlı içinde en tehlikelisidir. İğneleme (sarkazm), göz devirme, alay etme veya isimlendirme yoluyla partnere kendisinden daha "üstün" olduğunu hissettirme çabasıdır.
- Duvar Örme / Küsmek (Stonewalling): Partnerlerden birinin tartışma anında fiziksel veya duygusal olarak iletişimi tamamen kesmesi, "taş kesilmesi" durumudur. Çoğunlukla omuz silkilir, başka yere bakılır veya ortam terk edilir. Genellikle aşırı fizyolojik uyarılmışlık (flooding) anlarında koruyucu bir refleks olarak ortaya çıkar.
Sağlıklı Tartışma Nasıl Olmalı?
Aslında sağlıklı bir ilişkinin tartışmasız ve "pürüzsüz" olması gerektiği inancı büyük bir mittir (efsanedir). Araştırmalar, hiç tartışmayan çiftler yerine, yapıcı ve onarıcı stratejilerle (repair attempts) tartışan çiftlerin çok daha uzun soluklu ve doyumlu ilişkiler kurduğunu göstermiştir.
"Ben dili" (I-statement) kullanmak ("Beni yalnız bıraktığında çok değersiz hissediyorum" demek), partnerin duygusunu geçerli kılmak (validation) ve tartışma sırasında mola verebilmek (time-out) ilişkisel dayanaklığı artıran temel unsurlardır. Çift danışmanlıklarında asıl hedef, çiftlere hiç kavga etmemeyi değil; kavga ettikten sonra o köprüyü yeniden nasıl inşa edebileceklerini göstermektir.

